Project Mayhem ve Space Monkey Nedir?

Project Mayhem ve Space Monkey Nedir?

İçindekiler

Simülasyon Kuşağı

Seks yapmak yerine porno izliyoruz. Öldürmek yerine savaş oyunları oynuyoruz. Kavga etmek yerine kavga eden adamları izliyoruz. Dürtülerimizi bastırmak için işlenmiş gıdalarla besleniyor, sigaralar, alkoller, antidepresanlar içiyoruz. Medyanın bize gösterdikleriyle sinirleniyor, üzülüyor, seviniyor—ve hayatımızı bize buyrulduğu şekilde yaşıyoruz.

Hayatın ham yanlarını törpüleyip paketlenmiş versiyonlarını tüketiyoruz. Gerçek tutkuyu deneyimlemek yerine simülasyonlarıyla yetiniyoruz.

Tyler’ın dediği gibi: tutkulu bir yaşam tarzının yan ürünleri olarak yaşıyoruz.


Project Mayhem

Project Mayhem ve Space Monkey Nedir?

Fight Club’da bir noktadan sonra yumruklar yetmiyor. Bodrum katındaki dövüşler bireysel bir boşalmaya dönüşüyor—kişisel, geçici, yetersiz. Tyler bunu anlıyor. Sistem bireysel öfkeyle yıkılmaz. Bireyselliğin kendisi zaten sistemin bir parçası.

Project Mayhem bu farkındalığın ürünü. Organize kaos. Kuralları olan kuralsızlık.

Birinci kural: Project Mayhem hakkında soru sormuyorsun.

Sorular bireyselliğin son kalıntıları. Sen neden buradasın, sen ne istiyorsun, sen ne düşünüyorsun… Sistem seni “birey” olduğuna inandırarak kontrol ediyor. Özel bir kar tanesi olduğunu, eşsiz olduğunu, önemli olduğunu fısıldıyor.

Project Mayhem bunun tersini söylüyor: Sen özel değilsin. Ben özel değilim. Hiçbirimiz özel değiliz.


Space Monkey

Project Mayhem ve Space Monkey Nedir?

1960’larda NASA uzaya maymunlar gönderiyordu. Bu maymunlar eğitiliyordu, itaat ediyordu, sorgulamıyordu. Roketin nereye gittiğini bilmiyorlardı. Bilmelerine gerek de yoktu.

Tyler’ın Space Monkey’leri de aynı prensipte çalışıyor. Tek fark: Bu sefer roket sisteme doğru gidiyor.

O sahneyi hatırla—kapının önünde günlerce bekleyen adamlar. Aşağılanıyorlar, kovuluyorlar, yağmurda ıslanıyorlar. Gitmiyorlar. Çünkü Space Monkey olmak için önce egoyu öldürmek gerekiyor. O kapının önündeki üç gün, bir cenaze töreni.

“Sen güzel ve eşsiz bir kar tanesi değilsin. Sen de diğer her şey gibi çürüyen organik bir maddesin.”


Önce Dibe Vurmalısın

Modern insan kaybedecek bir şeyleri olduğunu düşünüyor. Kariyer, ev, araba, sosyal statü. Bunları kaybetmekten o kadar korkuyor ki zaten yaşamıyor. Hayatını bu şeyleri korumaya, biriktirmeye, sergilemeye harcıyor.

Tyler’ın felsefesi basit: Kaybedecek hiçbir şeyin kalmadığında, her şeyi yapmakta özgürsün.

Ama burada bir soru var: Özgürlük gerçekten her şeyi kaybetmekten mi geçiyor, yoksa hiçbir şeye baştan bağlanmamaktan mı?

Fight Club’ın cevabı yok bu soruya. Belki de olmaması gerekiyor. Tyler bir cevap değil, bir soru. Rahat koltuğunda oturan adama sorulan rahatsız edici bir soru:

Sen gerçekten yaşıyor musun?


Durden Shop

Evet, ironiyi biliyoruz.

Tüketim kültürünü eleştiren bir filmden ürün satıyoruz. Tyler bizi görse muhtemelen gülerdi—ya da yüzümüze yumruk atardı.

Ama şunu da biliyoruz: Bu yazıyı okuyup bir şey hissettin. Belki rahatsızlık, belki tanıma, belki öfke. O his bir yere gidecek. Çoğu zaman hiçbir yere gitmiyor—scrolllamaya devam ediyoruz, his buharlaşıyor, yarın aynı döngü.

Biz bir tişört satıyoruz. Ensesinde sana ait bir numara var. Paketin içinde 300 dolar kefen parası geliyor.

“Ölümde Project Mayhem üyelerinin bir ismi olur.”

Bu tişört seni özgürleştirmeyecek. Hiçbir ürün özgürleştirmez. Ama belki her sabah aynaya baktığında, ensendeki numarayı gördüğünde, o soruyu hatırlarsın.

Hatırlamak bir şey değiştirir mi? Bilmiyoruz.

Denemek sana kalmış.

Uzay Maymunu Tişörtü + Kefen Parası Ürününe Git.

O numara sadece baskı değil. Seni tanıyoruz artık. Zamanı geldiğinde, talimatlar gelecek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir